Bizimle iletişime geçin

Eğitim

Kuran’a göre cahil kimdir?

Sabil News

Yayınlanan

on

Cehalet İslam’da yerilen bir konu olarak üzerinde çokça durulmuş; Kuran’a göre cahil insan ve toplumlar farklı açılardan ele alınmıştır. Cehalet, insanın eğitimi, öğretimi, inanışı, terbiye ve ahlakıyla doğrudan ilişkili bir konudur. İnsanın en önemli görevlerinden biri kendini cahil olmaktan korumasıdır.

İslam, insanın cehaletten uzaklaşmasını, cahillerden olmamasını emretmektedir. İnsanın yaratılış gayesi olarak sorumlulukları vardır ve bunların gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Cahil vasfı, doğrudan insanın İlahi emanetlere karşı olan sorumsuzluğuyla ilgilidir.

Bilmek ve cehalet nasıl ele alınır?

Cehalet ilmin tersi olarak ele alındığında, bundan okuma ve öğrenme ile ‘hilm’ kavramının tersi olarak ele alındığında ise eğitim, terbiye ve güzel ahlak ile kurtulmak mümkündür. Bu nedenle Kuran’da; okumak, öğrenmek, ilim, iman, iyi amel ve güzel ahlak öğütlenmiştir. İman edenler ve kendilerine ilim verilenler övülmüş, derecelerle yükseltileceği müjdelenmiştir.

İlim sahibi olmak, sadece bilgi edinmekten ibaret değildir; iman etmeyi, iyi amel ve güzel ahlaklı olmayı gerektirir. İlahi iradeye yönlendirmeyen ya da bundan saptıran bilgi, insanı cahillikten kurtaramaz. Allah’a inanmayan, O’ndan başkasına ibadet eden kimse cahil olarak nitelenmektedir. Cehalet kavramı bu manada yalnızca bilmezlik ya da bilgisizlik değildir. Nitekim toplumda nice bilen cahiller de mevcuttur.

Kuran’a göre cahil kimlere denir?

İnsan ve toplumların olumsuz tutum ve davranışları Kuran’da cehalet kavramıyla ifade edilmiştir. Çoğunlukla ‘zem’ yani yerme ve kötüleme manasındadır. Kuran-ı Kerim’de 24 ayette geçen cehalet kavramı, iki yerde bilmeme, tanımama anlamında kullanılırken geriye kalan ayetlerde; İlahi iradeye uymayan, yanlış inanç, söz ya da davranışları anlatmak için kullanılmıştır.

Kuran’da cehalet çoğunlukla öfke, şiddet, kabalık, kibir, isyan, azgınlık gibi kötülükleri tanımlar ve ifade eder. Bu da gösteriyor ki Kuran’da cehalet kavramı; bilgisizlikten daha çok, kişinin Rabbine ve insanlara karşı tüm olumsuz tutum ve davranışlarını ifade etmek için kullanılmaktadır.

Şirk, küfür, nifak gibi sapkınlıkların bilmeyerek işlenmesi de cahillikle açıklanır. Buna göre dinimizde cehalet; insanın görünen şeylerin arkasındaki ilahi iradeyi idrak edememesi, tüm kainatı Allah’ın ayetleri olarak anlayamaması ve bu konudaki yetersizliğidir. İşte insan bu cahilliği nedeniyle şirke, küfre ve isyana sapar.

“Onlara melekleri indirmiş olsaydık, ölüler onlara konuşsaydı ve her şeyi karşılarına getirseydik yine Allah dilemedikçe iman edecek değillerdi fakat onların çoğu cahillik ediyorlar” (En’am, 111. Ayet)

Cahillik nasıl ifade edilir?

Hem inanç hem de amel bakımından insanın Rabbine, kendi nefsine ve insanlara karşı kötü tutum ve davranışları cehaletinin bir yansımasıdır. Bu yönüyle de Kur’an Yüce Allah’a ve ayetlerine, kitaplarına, peygamberlerine ve insanlara karşı olan tüm kötü davranışları cehalet olarak tanımlar. Bilgisizlikten kaynaklanan cahillik, görecelidir. Çünkü insanın her şeyi bilmesi söz konusu değildir, herkesin bilmediği pek çok şey vardır. Ancak insanın dini ve dünya hakkında, temel bilgileri edinmesi, fayda ve zararına olan şeyleri, kendinin ve başkalarının haklarını, bireysel ve toplumsal yaşayışla ilgili kuralları, değerleri bilmesi, tanıması gerekir.

En azından bunları bilmeyen ve bilmemekte de ısrar eden kimse tam anlamıyla cahildir; bu nedenle de Kuran’a göre cahil yerilir. Bilmenin ve ilmin sonu yoktur. Başka birinin bildiği şeyleri bilmeyen insan cahil sayılmaz. Her şeyin olduğu gibi bilginin de dereceleri, ölçüsü vardır. Herkesin bilgisi ve bilgiyi algılayışı birbirinden farklıdır. Aslolan Allah yolunda iman ve ibadet etmek, salih amelden şaşmamak, ahlakını ve davranışlarını düzeltmek, nefsini terbiye etmekle cahillikten kurtulmaktır.

Kaynak: salamweb

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Eğitim

İslam neden doğru dindir?

Sabil News

Yayınlanan

on

Yazar

İnsan için yaratılmışların en şereflisi olma unvanı, İslam neden doğru dindir sorusuna cevap arama yeteneği olduğu için verilmiş gibidir. Çünkü insan, yüce Rabbimiz tarafından bu dünyayı ve kendini idrak için gönderilmiştir. Var olma amacını keşfetme amacında olan insan için İslam dini, bütün sorularının cevabını verebilecek kapsamdadır. Alemlerin Rabbi olan yüce Allah yarattığı insana oku ve aklını işlet emirlerini vermiştir. Demek ki İslam, akılla çelişmeyecek yeterlilikte ve mükemmelliktedir.

İslam neden doğru dindir sorusuna verilebilecek en belirgin cevaplar nelerdir?

Din olgusunun kapsamı, mahiyeti ve amacına bakıldığında doğrudan insan için bir kılavuz niteliği taşıdığı görülmektedir. İslam dininin kaynağı, bozulmamış, tahrif edilmemiş ve kıyamete kadar da bu şekilde kalacağı yüce Rabbimiz tarafından garanti edilmiş olan Kur’an-ı Kerim’dir. Yaratılanlar için ilahi bir pınar olan Kur’an, isteyen herkesin elini uzatıp maşrapasını nurla doldurabileceği bir kaynaktır.

İslam dinini hiç bilmeyen biri Kur’an-ı Kerim’i okuduğunda genel hatlarıyla şunlarla karşılaşacaktır: İnsan için yaratıcısına olan bağlılığın, hayatı inşa etmede yapı taşı olduğu, dünyaya geliş amacının bir imtihandan ibaret olup asıl hayatından ölümden sonra olacağıdır. Öğreneceği şu gerçek onun bütün hayatını nasıl şekillendireceği konusunda bir ışık olacaktır; hesap günü insana neden diye bir soru sorulmayacak, doğrudan sonuçlarla karşılaşılacaktır.

Hesap günü dünya hayatındaki aymazlıklara bahane uydurmak, başkalarını suçlamak gibi bir kaçış yoktur. Çünkü yüce Rabbimiz tüm insanlığın tabi olmasını istediği İslam dininde, nasıl bir hayat yaşanması gerektiğini kurallar, emirler ve yasaklarla belirlemiş ve beyan etmiştir. Son kitapta bu tebliğin Hz. Adem’den bu yana her ümmete peygamberler aracılığıyla yapıldığını fakat insanın inkar yolunda direndiğinden de sıklıkla bahsedilmiştir.

İslam dini insanları neye çağırır?

İnsan, yaratılış olarak günahla sevap işlemek arasında bir ip üstündedir. Amelleri akıl ve iradesi ölçüsünde ya iyi ya da kötü olacaktır. İslam dini insanı, aklını kullanarak yaratılış amacını idrake ve yaratıcısı hatırına sabretmeye davet eder. Zira bir imtihan dünyasında olduğu idrakini geliştiremeyen insan için ümitsizlik kapısı aralanır. Ve yaşanacak ömür hesap günü geldiğinde hüsranla sonuçlanacaktır.

İslam dinin tebliğ edildiği son kitap Kur’an, insan için bu dünya hayatının erdemli bir şekilde nasıl yaşanacağına dair bir kılavuzudur. Tüm insanlığın bu kılavuzdaki emirler, yasaklar ve uyarılara göre yaşaması halinde dünya bambaşka bir yer olacaktır. Çünkü İslam dini tevhit inancı şemsiyesinin altında adaleti, başkasının haklarına saygıyı, her anlamda dürüstlüğü, şükrü, tövbeyi, barışçı olmayı, ölçülü olmayı öğütler.

İslam’ın davetindeki tüm yasaklar, emirler, haramlar ve helaller adaletli bir dünya düzeninin sağlanması içindir. Çünkü adaletli olmanın erdemi, zulmetin önünü kesecek, adil bir düzen içinde yaşayan insanlar onurlu bir yaşam sürme hakkı elde edeceklerdir.

Günümüzde İslam’a saldırıların nedeni nedir?

Uzay çağını yaşadığımız, insanlığın bilim ve teknoloji alanında çok ilerlediği günümüzde Mars’a gitmek, orada koloniler kurmak neredeyse tüm insanlığın hayali haline gelmiştir. Adeta insanoğlu yeryüzündeki adaletsizliklerden kaynaklanan açlığı, sefaleti gözünü gökyüzüne çevirerek görmezlikten gelmeye devam etmektedir. Bu bakış asla bilimi ve teknolojik gelişmeleri reddetmek değildir. Fakat örneğin Afrika’da insanlar açlıkla, susuzlukla yaşam mücadelesi verirken emperyalist dünyanın gözünü gökyüzüne dikmesi çok tuhaf bir ironidir.

Oysa bilim insan için değil midir? Dünyada açlıktan, susuzluktan, zulümden savaşlardan ölen insanlar bu bilimin dışında mıdır? İşte İslam dini insanın bu ikiyüzlülüğünü ortaya çıkaran, adaletsizliği ve zulmü yasaklayan dindir. Bu sebeple İslam dininin hakkıyla anlaşılması ve uygulanması, bu dünya düzeninde oyunu bozacak yegane güç olarak görülmektedir.

İslam dini komşusu açken tok yatan bizden değildir diyen, zalimin zulmüne karşı çıkan, insanları zulmetle adaletsizlikle savaşmaya çağıran her yönüyle doğru bir dindir.

Okumaya devam et

TREND │ТРЕНД